Bizim motivasyonsuzluğumuzdan mıdır bunca insanın zulüm
altında kalışı, yoksa elimizden bir şey gelmeyişinden midir? Bu soruyu doğru
olarak yanıtlamadan vicdanen rahatlamayacağımız, cevaplayıp bir aksiyon
yaratmadıkça da bu içsel sesin azabından kurtulamayacağımız kanaatindeyim.
Yerdeki, gökteki ve hatta İhsan Eliaçık’ın tabiriyle
şüphesiz “yastık altında” ki bütün mülk Allah’ın. Emanetçiler olduğumuz
konusunda tüm inanç sistemleri ile ortak paydada buluşuyoruz. Ancak malın
emanetçiler arasında paylaşımı yüne “emanetçi” olan insan eli ile olduğundan
adaletsizlik doğuyor; insanın elini attığı her noktada olduğu gibi.
İlkeli küçümsemek, siyahı aşağılamak, Güney ve Doğu
kavramlarını ötekileştirmek… Batı’nın yüzyıllardır yürüttüğü politika’nın ta
kendisi. Hiçbir medeniyet ibaresi olmayan yerleşiklerdeki kabile reislerine
dahi en “modern” silahları vererek özünde “taş ve katran” olan elmas ve petrolü
sömürmekten başka bir hedefleri olmayan “modern” insanların tanımını şair ne
güzelde yapmış. “Tek dişi kalmış canavar!” Her canavar gibi bu canavar da hakkı
olmayanı zorla alıyor ve her canavar gibi beslendiği yegâne şey kan.
Peki, bu canavar karşısında bizim yaptığımız dönen çarkın
bir dişlisi olmak mı, yoksa çarka ufak da olsa bir çomak sokmak mı? Devletler,
hükümetler yahut uluslararası kuruluşlar bazında bahsetmiyorum. Ya da şu ürünü
almayalım, şu mağazadan alışveriş yapmayalım noktasında da değil bahsettiğim.
Onlar olması gerekenler ve bazen irademiz dışında gelişen eylemler. Daha bizim
olan bir şeyden bahsediyorum.
Dua ediyor muyuz mesela? Kim için mi?
Çeşmeyi açtığımızda litrelerce su akıp giderken, suya hasret
çocuklar için. Sıradan bir ürünmüşçesine kolay erişebildiğimiz ilaçları
kullanırken, basit hastalıklardan kırılan insanlar için. Masa başı görevimizde
para kazanırken, sadece 1 tabak yemek için kas gücü sömürülen kardeşlerimiz
için, kolaylıkla eriştiğimiz kitapları okurken, eğitimden mahrum gençler için.
Bu insanların vebali altında ezilmekten korkarken, kendimiz için. Ediyorsak da
bu yazıyı okuduktan sonra ve bu gece yatağa girdiğimizde daha çok edelim. Dua edelim
ki zalimin bu zulmü artık kırılsın. Dua edelim ki zincirin halkası kopsun ve bu
esaret bitsin. Dua edelim ki vicdan yoksunları sahip oldukları “taş ve
katranın” altında ezilip, boğulsun. Ve dua edelim ki “Yenilgi yenilgi büyüyen
zafer”lerimiz olsun inşallah.